EVRİM ALDATMACASI

Evrim teorisi, biyolojik bir kavram olmanın ötesinde, dünya üzerinde yaygın bir kitleyi etkisi altına almış çarpık bir felsefenin altyapısını oluşturur. Bu felsefe, neden ve nasıl var olduğumuz konusuyla ilgili birtakım gerçek dışı görüşler öne süren "materyalizm"dir. Materyalizm, ya da bir başka deyişle "maddecilik", maddeden başka hiçbir şeyin olmadığını varsayar. Buradan yola çıkarak da madde üstü bir Yaratıcı'nın, yani Allah'ın varlığını reddeder.
Evrim teorisi, ona inanan bilim adamları, medya ve eğitim sistemleri tarafından güçlü bir propaganda ile insanlara empoze edilmektedir.
Evrim Aldatmacası, bu teorinin gerçek yüzünü ortaya çıkarmakta ve evrimci propagandalara gereken cevabı vermektedir.


Devamı için tıklayın

 

   

CHARLES DARWIN'İN TEORİSİ HAKKINDAKİ İTİRAFLARI
E. Haeckel'e yazdığı mektubundan:


Evrim doktrinini yayarak çok müthiş bir iş yapmış olacaksın. Yararsız yapıların ileriki aşamalarda ortadan kalkmasıyla ilgili problem senin de kafanı karıştırdı mı? Bu problem son zamanlarda benim aklımı oldukça karıştırdı.

Devamı için tıklayın

 


   

"ARCHAEOPTERY, SÜRÜNGENLER VE KUŞLAR ARASINDAKİ KAYIP HALKADIR" YALANI:

Archaeopteryx adlı 150 milyon yıllık kuş fosili, evrimciler tarafından 19. yüzyıldan beri "evrimin en büyük fosil kanıtı" olarak gösterilmiştir. Bu kuşun bazı sürüngen özellikleri gösterdiği ve bu yüzden sürüngenler ile kuşlar arasındaki "kayıp halka" olduğu iddia edilmiştir. Ancak 2000 yılında ortaya çıkarılan Lonqisquama adlı fosil, bu iddiayı geçersiz kılmıştır. Çünkü 220 milyon yıl yaşındaki Lonqisquama, Archaeopteryx’ten 70 milyon yıl daha eski olmasına rağmen eksiksiz bir kuştur.

Devamı için tıklayın

 

   

FOSİL KAYITLARINDAKİ DURAĞANLIK: STASİS

Doğa tarihini incelediğimizde karşımıza, "farklı anatomik yapılara evrimleşen" değil, yüz milyonlarca yıl boyunca hiç değişmeden kalan canlılar çıkmaktadır. Fosil kayıtlarındaki bu "değişmezlik", bilim adamları tarafından "stasis" (durağanlık) olarak tanımlanmıştır. Yaşayan fosiller ve günümüzde varlığını korumayan ama dünya tarihinin birbirinden farklı dönemlerinde fosil bırakmış olan canlılar, fosil kayıtlarındaki durağanlığın somut delilleridirler. Ve fosil kayıtlarındaki söz konusu durağanlık, aşamalı bir evrim sürecinin yaşanmadığını gösterir. Stephen Jay Gould, Natural History dergisindeki yazısında fosil kayıtlarının evrim teorisi ile olan tutarsızlığını şu şekilde ifade etmiştir:

Çoğu fosil türünün tarihi, kademeli gelişim ile tutarsız olan iki özellik gösterir: 1. Stasis. Çoğu tür dünya üstünde geçirdikleri süre boyunca hiçbir yönlü değişim göstermemektedir. Fosil kayıtlarından kayboldukları sırada nasıl görünüyorlarsa ortaya çıktıklarında da aynı görünümdedirler; morfolojik değişim çoğunlukla sınırlıdır ve yönlü değildir. 2. Birden ortaya çıkış. Herhangi bir yerel bölgede, bir tür, atalarının sabit dönüşümü neticesinde kademeli olarak ortaya çıkmamaktadır; birden ve 'tam gelişmiş' olarak ortaya çıkmaktadır.

http://members.iinet.net.au/~sejones/fsslrc02.html

Devamı için tıklayın

 
   
 

Fosil Nedir?
Fosiller Nasıl Oluşur?
Dünyanın Çeşitli Bölgelerindeki Fosil Yataklarından Örnekler.

 
 


 
 

Kambriyen Patlaması
Kambriyen dönemi, günümüzde yaşamakta olan tüm çok hücreli grupların birdenbire ortaya çıktığı jeolojik dönemin adıdır. Bu ortaya çıkış öylesine ani ve geniş çaplı olmuştur ki, bilim adamları buna "Kambriyen patlaması" adını vermişlerdir.

Kambriyen dönemine ait canlıların fosilleri ve cizimlerine bu bölümden ulaşabilirsiniz.

 
Darwinist Propagandaya NET CEVAPLAR
Platypus Zehiri, Diyabetin Tedavisi Olabilir mi? 2017-01-10  
Ribozomal Kalite Kontrol 2017-01-10  
Science Dergisi ve Balıkların Hızlı ve Tekrarlayan Evrimi Masalı 2017-01-10  
New Scientist’in "Beslenme Alışkanlıkları ve İnsanın Evrimi" Yanılgısı 2016-12-28  
Arılardan ilham alınarak üretilen yazılım 2016-12-28  
New Scientist ve BBC News’in Sezaryenle Doğum Evrimi Etkiliyor Yalanı 2016-12-28  
360 Milyon Yaşındaki Acanthostega Evrimcilerin Karaya Geçiş Masalını Bir Kez Daha Çürütüyor 2016-12-28  
Hücredeki Organellerin Kusursuz Dağılımı 2016-12-28  
Current Biology Dergisi’nin Kuşların Atası Yanılgısına Cevap 2016-12-24  
Michael Skinner’e cevap: Epigenom DNAya YENİ BİLGİ SAĞLAMAZ 2016-12-24  

DİĞER NET CEVAPLAR >>